YAZARIN YAYINCIYLA OLAN SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKI

Telif hakları hakkında yazmayalı uzun zaman oldu. Bu yazımızın değerli eser sahiplerine; yazarlara, çevirmenlere, şarkı sözleri yazarlarına, dizi, film senaryo yazarlarına uygun düşeceğini düşünüyorum.

Bir eser meydana geldikten sonra bu eseri yazmak kadar son tüketiciye ulaştırmak da ayrı bir zorluktur. Bu sebeple eser sahipleri de yayınevlerini, aracı kurumları, dağıtıcıları devreye sokarak eserlerini olabildiğince fazla kişiye yaymak ve zamanında sunabilmek niyeti ile aracı şirketlerle sözleşme yaparlar. Bu çoğu zaman bu şekilde olur. Yahut eser sahibi mali haklarını veya ruhsat haklarını veya pazarlama faaliyetlerini kullanmaz. Hal böyle olunca bu aracı kişilerle yazılı sözleşme ile bu haklarını devir eder. Dağıtım ağı ve kazanılacak bedel yanında sözleşmenin ifa şekli, gerçekleştirme şekillerine de eser sahibi için önemli ayrıntılardır. Dolaysıyla bu durum en az kazanç sağlanacak bedel kadar önem arz eder.

Örneğin bir yazar eserinin 10.000 kopyasının basımı ve yayım hakkını yayıneviyle yaptığı sözleşme ile vermiş olsun. Bu sözleşmeye göre uygun kalitede ve sayıda basılıp ilgili yerlerde yayın bulması gerekirken, sözleşmede taahhüt edilen sayıda kitap basımı yapılmaması veya anlaşıldığı şekilde ilgili yerlerden dağıtımı yapılıp piyasaya sunulmamış olması, eser sahibine telif hakları bedeli ödenmiş olsa dahi eser sahibi bundan zarar görecektir.

Dolayısıyla; Yayıncı I. Kitabı kararlaştırılan sürede basmaz, II.   Basmış olsa dahi piyasaya zamanında sunmaz, III.  Yahut sözleşmede kararlaştırılan sayıdan az basmış olursa eser sahibi bundan zarar görecektir.  Zararın da maddi ve manevi unsurları olması çok yönlü oluşu kaçınılmaz bir sonuçtur. Yayınevinin sözleşmeye aykırı tutumu eser sahibin ün yapmasına, ününün daha da artmasına, tanınmışlık düzeyinin artmasına diğer yandan yeni basımlar yapılmasını da geciktirir, engel olmuş olur.

Yine sözleşmede kararlaştırıldığı yayın ağının yayınevi tarafından tüm noktalara zamanında dağıtılmaması yahut hiç dağıtılmaması da özellikle telif ücretinin satış üzerinden hesaplanacağı durumlarda eser sahibinin kazanması gereken bedeli kazanamaması, baka bir değişle gereği gibi faydalanamaması sonucunu doğuracağı gibi ve eser sahibinin menfaatleri esaslı suretle ihlal edilmiş olacaktır.

Bu durumda eser sahibinin yapmış olduğu sözleşmeden dönmek istemesi olasıdır. Bunu yapılabilmesi için, eser sahibi kanun gereği noter kanalı ile ihtarname keşide ederek cayma hakkını kullanılması gerekir. Cayma hakkını bu usulle kullanması kanun gereğidir. Bu ihtarnamede yayıncıya mehil de verilmesi gerekir. Ancak verilen mehil süresi neticesiz bir şekilde dolarsa veya mevcut duruma göre mehil tayinine lüzum yok ise noter vasıtasıyla yapılacak ihbar ile cayma yerine getirilmiş sayılır. Cayma ihbarının karşı yana, yani örneğimizdeki yayıncıya ulaşmasına müteakip 4 hafta geçtikten sonra yayıncının caymaya karşı itiraz davası açmaya hakkı kalmaz.

Altını çizerek belirtmek gerekir ki tarafların akdetmiş oldukları sözleşme iki taraflı borç yükleyen bir sözleşmedir. Elde yayıncının kusurlu olduğuna dair kesin deliller yok ise veya eser sahibinin kusurundan kaynaklı olarak sözleşmenin gereğini ifa edememiş olan yayıncının da, cayma hakkının gereksiz kullanımdan kaynaklı eser sahibinden makul bir tazminat istemeye hakkı olur.

Bu tip sözleşmeler her ne kadar yayıncı tarafın çoğu zaman güçlü taraf olduğu ve tip sözleşmeleri eser sahiplerine dayatmaya çalışmaları karşısında, eser sahibinin sözleşmeyi akdederken bütün şartların üzerinden geçerek, dikkatli bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Sürecin doğru işlemesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmeye; örneğin kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde olduğu gibi süreç içindeki belirlenecek zamanlarda, eser sahibine yazılı raporlamalar yapılması şeklinde maddeler değerlendirilerek eser sahibin dizginleri elinde tutması sağlanmış olur. Aksi taktirde eser sahibinin cayma hakkına haiz olup olmadığını anlayamayacağı gibi sonuçlar oluşabilir.  

Daha nice güzel eserlerin kaleme alınıp, bizlere sağ salim ulaşabilmesi dileği ile…



Related Posts :

No Comments :

Hakkımda

İzmir doğumlu Murat Serkan Atlı, İstanbul Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2005 mezunudur. Sels College in London’dan sertifika sahibidir.

2005 yılından beri ATLI & ATLI Hukuk Bürosu’nda aktif olarak avukatlık yapmaktadır. İngiltere’de University of Kent’te Uluslararası Ticaret Hukuku’nda (LLM in International Commercial Law) tezli yüksek lisans diploması almıştır.

International Business Law, Intellectual Property Law, Information Technology Law, Electronic Signature, Maritime Law, International Arbitration Law alanlarında İngiltere’deki Hukuk masterı eğitimi sırasında özel araştırma konuları olmuştur.

Uluslararası Tahkim Sözleşmeleri’nin Geçerliliği ve Türk ve İngiliz Tahkim Hukuku açısından karşılaştırmalı olarak University of Kent’te Uluslararası Hukuk Masterı bitirme tezi yazmıştır.

King’s College London ‘da 2016 yılında akademik hayatını ikinci LLM masteri olan “International Corporate and Commercial Law” bölümünde devam ettirmektedir.

Özel ilgi alanı; network sistemleri, tüm işletim sistemleri, donanım ve programsal profesyonel bilişim teknolojisi konularıdır.